ECONOMICS IN TURKEY AFTER ELECTIONS

TÜRKİYE DOSYASI 

Bu düşüş  daha başlangıç

Yerel  seçimler bitti A k Parti beklendi i gibi %46 oy alarak  yarışı zaferle  bitirdi. Netice bu olsada AKP açısından düşündürücü sonuçlar ortaya çıktı ına inanıyorum.Konuya derinlemesine  bakan  AKP kurmaylarının  sonuçtan  ve son iki yılda görülen düşüşten  çok memnun  olduklarını zannetmiyorum.  Bu konuda her zaman  doğru tahminleri yapan KONDA  gene yanılmadı ve  sonucu tam  isabet bilen  kamuoyu araştırma şirketi oldu.

Konda’nın seçim sonuçlarını yorumlayan raporunu okumanızı tavsiye ederim. Ben raporu okuyunca Ak Parti için “Bu düşüş daha başlangıç” tabirini” çok yerinde buldum.

“2012 başlarında %54'ün üstüne çıkan Ak Parti, aradan 24 ay geçti inde %46'ya inmiştir. Son iki yıla baktı ımızda yeni anayasa yapım süreci, Suriye, Gezi olayları, 17 aralık operasyonu ve açılım süreci gibi iyi yönetilemeyen  ve çokça tartışmalara  neden olan birçok hayati sürecin bir arada yaşandığı hatırlanacaktır.

  • Yıllardanberi bugün yarın çıkacak  denilen  ve beklenen düzenlemelerde ayak sürümeler ülkemizin “demokratik  hukuk devleti”  sınıfına girmesini engellemiştir. 
  • Kürt sorunu yalnızca Kürtleri n sorunu gibi gösterilmek  istenmektedir oysa bu kürt meselesi  Türkiye'nin sorunlarının özeti ve kaynağıdır. 
  • Ak Parti seçim sonrasında Ak Parti'nin ekonomik ve yönetim alanındaki uygulamaları karşısında CHP ve MHP'nin eski  ve romantik söylemlerini bırakıp tutarlı bir program oluşturamamaları bu tablonun başlıca sorumlularıdır.
  • 1971-2002 arasındaki siyasal istikrarsızlı ı hatırlatan bu boşluğun doldurulması gere i bir türlü ciddiye alınmamış bu duruma siyasal strateji ve  taktiklerdeki hatalarda  eklenerek,  ülke siyasal rekabet boşluğu içinde on yıl geçirmiş iktidarın yozlaşmasına ve  kalite kaybına yolaçmıştır.
  • 1977 senelerinde  sonuçları görülen ve  artmasında  iktidar partisi liderinin siyasal yarar gördüğü laik dindar muhafazakar  hayat  tarzı kutuplaşması bugünlere kadar artarak gelmiştir.
  • Başlangıçta  laik-muhafazakar ekseninde  oluşan kutuplaşma, bu ayrım ekseninden  uzaklaşmadan  2011 seçimlerinden sonra Ak Parti karşıtlığı - yandaşlığı  biçimine dönüşmüştür.
  • Hangi taraf ve  düşüncede  olursa olsun, Ak Partiye oy vermeyenlerin bu memleketin  çogunluğu olduğunu bilerek  “Ak Partili seçmeni  tanımağa çalışmaları, Ak Partili seçmenin  ihtiyaç ve  talepleri bilinmeden veAk Partinin yaptıklarını yok sayarak bir sonuç alınamayacağını  bilmelidirler.
  • 17 Aralık yolsuzluk dosyalarını Barometre  anketlerine göre halkın  %77’si kabul etmektedir.Bu  önemli bir noktadır.Ak Parti ’ye oy verenlerin önemli bir kısmında komplo ve uydurma kanısına muhalefet  boşlu u itmektedir. Bir başka  ifade ile seçmen taraf  olduğu taraf  veya kutbu değiştirmenin riski ile karşı karşıya bırakılmaktadır.
  • Halkın büyük bir kısmı kendilerinin “laikler”  veya “Ak Parti karşıtları ” tarafından  eskidenberi küçümsendiği ve dışlandığı kanısındadır. Bulundukları yeri bırakmaları ve karşı tarafa geçmeleri  halinde bu ayrımcılığın biteceğine  dair bir emare  yoktur. 
  •  

    Konda’nın de erlemelerine büyük saygı duyuyorum. Hepsinde gerçek payı var. Ak Parti ve Erdoğan esasen  yukarıda yeralan hakir görülme, dışlanma ögesine büyük vurgu yapmıştır. Bu noktaları o insanların kafasının içine kazımış ve uyuşturmuştur. Muhalefet  maalesef   bu konuda gerekeni yapamamıştır. 

    Konda raporundan çıkan sonuç, AK Parti ’nin oyları son iki yılda düşme trendine girmiştir.  nümüzde iki önemli seçim daha vardır. Ak Parti tedbir almaz ve  aynı hoyratlığını  (özellikle hukuk devleti) ola konusunda bu trend ciddi şekilde devam edecektir. AK Partinin  yolsuzluklar konusunda halk beni akladı deme lüksü yoktur. 

    Aklama yargıda mümkündür. 

    Satranç Oyunu

    Cumhurbaşkanı kim olacak?

    Ağustos ayında yapılacak ve ilk defa halkın seçeceğ i cumhurbaşkanlığı seçiminin harareti şimdiden başladı. Muhtemel  adaylar Kırkpınar Güreşi misali sahada  hafif peşrevlere  yoklamalara başladılar. 

    Sn. Erdoğan’ın AKP içinde bu makamı  hakettiğini  hepimiz biliyoruz. Ancak dengeler meselesi  nedeniyle  karışık bir durum var. Erdoğan Köşke çıkarsa, Gül’ün emanetçi başbakan olma olasılığı hiç yok. Bir Akbulut olmak istemeyecektir. Bir başkası  Başvekil olursa Gül’ün tavrı ne  olacaktır. Erdoğan bugünkü statüye  razı olsa hiç sorun olmayacak. Ama sembolik bir cumhurbaşkanı olmaya niyeti hiç yok. Güce ihyiyacı var.Erdoğan’ın son demeçleri  Gül’ü biraz kızdırdı ve  geçtiğimiz hafta  politik planlarım yok” gibi bir laf etti. Bu değişik bir strateji  olarak yorumlandı . Olay tam bir satranç oyununa döndü. Gül’de kendini başbakanlıkta enaz Erdoğan kadar hatta  daha fazla  muktedir görüyor. Daha öncede bulunduğu bu mevkide emanetçi  olmaması gayet doğal. Bekleyip göreceğiz. 

    Ekonomik Durum

    Geçtiğimiz haftanın önemli konusu TCMB Başkanı Başçı’nın  görevinde kalıp kalmayacağı  idi. Herkes rahatladı. Başçı böyle bir olasılığın olmadığını belirtti. 

    TCMB  Olagan Genel kurulunda konuşan Erdem Başçı :

    • Enflasyonun %5’in biraz üzerinde olacağını,
    • Cari Açık/GSMH’nın %5 -6,
    • Büyüme  katsayısının %4’ün biraz altında olacağını belirtti.
    • Başçı  enflasyon riskine atıfta  bulunarak faiz indirim sinyali vermedi.
    • Gelecek hafta  yapılacak PPK toplantısında faizlerde bir değişiklik beklenmiyor.
    • Sadece  munzamlarda  indirim ve faiz verilmesi  beklenebilir. 

    Dolar tekrar yükselme trendine girdi. Ukrayna karışınca piyasalarda karıştı. Ancak Cenevre’de yapılan dörtlü zirvede  anlaşma sağlandı. Piyasaların rahatlaması beklenebilir.

    Erdem Başçı’nın baş  ağrısı Sn. Erdoğan’dan gelen “faiz  indir” talebi idi. Şimdiye değin bu talebe direndi. Ancak yeni salvo Ak Parti Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan geldi. O da “Faiz  çok yüksek, ülkenin yatırım kabiliyetini olumsuz etkiliyor.  Ekonomide ortaya  çıkacak  olumsuz sonuçların hesabını Merkez Bankası değil, hükümetin verdiğini belirten keskin bir açıklama  yaptı. Daha önceleri Zafer Çağlayan  bu konuda sık sık müdahaleci  demeçler  verirdi. Şimdi o gitti yerine Kurtulmuş geldi.Aynı zamanda İktisat  profesörü olan ve TCMB’nin  görevlerini iyi bilen Kurtulmuş’un bu demeci vermiş olması manidar.

    Ülkenin ekonomik durumu sakinliğini koruyor. Gelişmekte olan ülkelerde esen rüzgarlar giderek hız kesiyor. Ancak Borsa  İstanbul pozitif ayrışmasına devam ediyor. Ülke ekonomisi ile ilgili olarak tekrar tekrar hatırlatmamız  gereken  önümüzdeki birkaç yıllık dönemde, uluslararası finansal piyasalardaki ana eğilim, özellikle  bazı kırılganlıkları göze batan yükselen piyasa ekonomileri açısından olumlu olmayacağını hatırlatmamız  gerekir. Geçici  iyileşmeler olabilir. Ancak ana eğilim bu sürecin  zor geçeceğidir. 

    UZAKDOĞU  RAPORU 

    Çin'in 13. beş yıllık kalkınma planı hazırlanıyor

    Çin yeni ekonomik kalkınma modelini hazırlıyor. Çin  Ulusal Kalkınma ve  Reform Komisyonu (NDRC) ülkenin 2016 -2020 arası ekonomi  reformları ve kalkınmasını belirleyecek  13. beş yıllık kalkınma planını hazırlamaya  başladı.

    Xinhua ajansının haberine göre, ülkenin en  büyük  ekonomi  planlama organı NDRC Başkanı Şü Şaoşı, Çin 'in kalkınmasının yeni bir aşamaya  girdiğini, "benzeri görülmemiş fırsatların" yanı sıra risk ve zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

    Çin 'in müreffeh bir toplum için reformlarını derinleştirmesi  gerektiğinin altını çizen Şü, ülkenin  ekonomik kalkınma modelini değiştiren ilerlemelere imza atması  gerektiğini ifade etti. Şü, hazırlanacak  planın özellikle insanların isteklerini yansıtması  gerektiğini sözlerine ekledi.

    Çin, uzun yıllardır en az beş  yıllık olmak üzere, ekonomi  politikalarında belirleyici rol oynayan kalkınma planları hazırlıyor ve bunları uygulamaya  koyuyor. Hükümet, uzun vadeli kalkınma planlarını makro  yönetim ve yönetişim yeteneklerini geliştirmek için önemli bir araç olarak görüyor. 

    Çin'in beş  yıllık planları ülkenin geniş bir yelpazede  ekonomi ve  sosyal politika çerçevesini  belirliyor. Planın, hazırlandıktan sonra ülkenin en yüksek  yasama organı Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylanması gerekiyor. 

    Ülkede halen 2011-2015 yıllarını kapsayan  12. beş yıllık kalkınma planı yürürlükte bulunuyor.

    Japonya

    Yen değer kazanıyor  

    Ocak ayından buyana  orta vadede yatay  seyrini sürdüren USD/JPY 105.40 seviyesini gördükten sonra başladığı düşüşü 100.70 2e kadar sürdürdü. Bu  seviyeden sonra kısa vadede yükselişe başlayan parite 104.30 direncinden döndü.

    Geçtiğimiz haftaya  baktığımızda paritede  oldukça düşük işlem  hacmı  görüldü. Paritenin önünde öncelikle 102.50 103.10 direnci bulunmakta.  Bu direnç seviyelerinin üzerinde gerçekleşecek  kapanışlara  hacım  eşlik etti i  takdirde yukarıda 104.30 ve 105.40 seviyeleri hedef olarak karşımıza çıkı yor. Aşağıda 101.80 ve  101.20 desteğinin kırılması pariteyi kısa vadede  100.70 seviyesine getirebilir. Düşüşün devamı halinde 99.80 ve 98.70 seviyelerini görebiliriz. 

    PIYASALAR

    Borsa

    Geçtiğimiz hafta  beklenenin  aksine Ukrayna nedeniyle zikzak  çizen borsa haftayı 73.426 olarak kapattı. Haftanın  son günü Paskalya  nedeniyle dünya piyasaları kapalı idi. Hacımsız  bir seyir haftanın  son gününe damgasını vurdu. Bu hafta 74.000-75000 bandı hareketli geçebilir.

    Faizler

    TCMB’nin borçlanma maliyetlerini aşağı  çekmesinin  faydası faiz trendini aşağı çekti. TCMB  Genel kurulunda konuşan Başçı faiz  indirimi konusunda örtülü konuştu.Fiyatlar umumi seviyesinin dengesine atıf yaparak cevap  verdi. 8 yıllık g österge  tahvilin faizi 8. Ayın en  düşüğünü gördü. On yıllık tahvilin bileşik faizi 10.01 oldu. Enflasyon düşmeden  faizlerin düşmeyeceği inancı yerleşti. 

    Döviz

    Dolar/TL konusunda genel olarak yanıldık. 2.12 olan doların daha da düşeceğini tahmin  ediyorduk. Ancak Ukrayna gündemde yoktu. Ortalık karışınca trend yukarı döndü ve dolar 2.13’lere kadar çıktı. Bu hafta  Ukrayna gelişmelerine bağlı olarak seyri bekleniyor. Ancak 2.10’un altını kimse şimdilik beklemiyor. Dolar/Euro paritesi 1.38. Değişme  beklenmiyor. Euro/TL 2.946 ile haftayı  kapattı. Bu haftada  o civarlarda dolaşacak.

    Esenlikle Kalın. 

 

Add new comment

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.

Facebook comments