AYM BAŞKANI HUKUK DERSİ VERDİ- TURKEY

AYM BAŞKANI HUKUK DERSİ VERDİ

Anayasa Mahkemesinin 52.inci kuruluş yılı töreninde Cumhurbakanı, Başbakan, muhalefet lideri Kılıçdaroğlu ve Bakanlar dahil seçkin misafirlerin önünde bir konuşma yapan Başkan Haşim Kılıçi hükümeti çok sert eleştiri yağmuruna tuttu ve bir demokrasi ve hukuk  manifestosu niteliğinde bir konuşma yaptı.

Kılıç 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından dile getirilen yargıda parallel yapı ve çete suçlamalarına sert tepki gösterdi.

Bu ağır suçlamaları yapanların belge ve delillerini ortaya koyması gerektiğini söyledi. İddiaların yargıda psikolojik travmaya, hâkim ve savcılar arasında bölünmelere sebep olduğunu belirtti. Kişilerin yerlerini değiştirmekle sorunun çözülemeyeceğine dikkat çeken Kılıç, “Yargının bu ağrı ile yaşaması mümkün değildir. Yargının karşı karşıya kaldığı bu iddianın adı vicdan yolsuzluğudur.” dedi.

Yargı üzerindeki siyasî, ideolojik, dinî, ırkî ve mezhebî tüm vesayetçi anlayışların, başta yargı mensupları olmak üzere herkes tarafından şiddetle reddedilmesi gerektiğini dile getirdi. Geçmişte AYM kararlarıyla mağdur olanların, bugün bireyin özgürlük alanını genişleten kararlardan rahatsızlık duymasını çelişki olarak gördüklerini aktardı.

Kılıç, “Gücün ve şartların etkisiyle gömlek değiştiren bir karakterin sahibi olamayız. Mahalle baskısı ile yargı mensuplarının etki altına alınma çabaları adaletin kutsallığına inananlar için geçerli değildir.” mesajını verdi.

Kılıç, uzun konuşmasını “Kainatın özü insan, insanın özü ise eşdeğeri bulunmayan onurudur. Hukukun ve dinlerin koruma altına aldığı yegane değer budur.

Mahkememizin 52. kuruluş yıldönümünde size verebileceğimiz söz, bu değerin korunması konusunda mensuplarımızın kararlı iradelerinin devam edeceğidir.” sözleriyle bitirdi. Haşim Kılıç’ın açıklamalarından satır başları şöyle;

  • Hak ihlallerine karşı çıkmak insanlık borcu

  • Yargı üzerindeki tüm vesayetçi anlayışlar reddedilmeli

  • Herkes elindeki deliller ortaya koymalı

  • Yargının bu travma ile yaşaması mümkün değil

  • Hukuk devletinde tehditle sorun çözülmez

  • AYM’yi itibarsızlaştırma gayreti iyi niyetle izah edilemez

  • ‘Twitter kararı milli değil’ tepkisi sığ eleştiri

  • Kararlarımızın arkasındayız

  • Farklı renkte bir vesayet sistem, oluştu

  • Gücün etkisiyle gömlek değiştiren bir karakterimiz yok

  • Nefret söylemi duygusal kopuşlara yol açıyor

  • Bunlar samimi düşüncelerim, altında bir şey aramayın

Çok sert eleştirileri içeren konuşmayı Erdoğan ve Bakanları şaşkınlık içinde izlediler alkışlamadılar. Erdoğan koktelede katılmayarak toplantıdan ayrıldı. Bilahare Hükümet adına bir açıklama yapan Adalet Bakanı “Yeni bir muhalefet doğdu” dedi.

EKONOMİ

Ukrayna tekrar karışınca piyasalar da yeni bir dalgalanma yaşandı. Bir kaç gündür dalgalı seyreden BIST İstanbul 70.000’lere kadar geriledi. Dolar yukarı seyrine 2.14’e kadar sürdürdü.

Merkez geçtiğimiz hafta PPK Toplantısını yaptı ve faizlere dokunmadı. Gerekçe olarak pik noktada olan enflasyonu işaret etti. Ancak mayıs ayından itibaren enflasyonda düşüşle birlikte faizlerde düşme beklenebilir. Şimdilik merkez politikası yerinde gidiyor. Faizler yerinde kalınca borsada endeks banka hisselerinde ki düşüşle kendi gösterdi.

Bu hafta bilançolar açıklanmaya başlandı. Türkcell bir taraftan bilanço açıklarken üç üst düzey yöneticisinin istifası ile sarsıldı. Sebep yeni kamunun atadığı yönetim kurulu üyelerinin müdahaleci tutumları olarak ifade edildi.

Bu hafta hisse ağırlıklı ve bilançolara bağlı bir hareket beklenebilir..

Kur Savaşları Tekrar Başlıyor

Yatırımcıların birçoğu piyasadaki iniş-çıkışlara bilanço rakamları ile ekonomik verilerin neden olduğunu düşünse de aslında son dönemde her şey döviz piyasasında yaşanan hareketlere bağlı olarak gelişiyor.

Borsaların yükselmeye başladığı 2012 sonlarından itibaren Japon yeni ile hisse senedi piyasaları ters yönde hareket ediyor. Daha net olmak gerekirse; yen ne zaman gerilese borsalar yükseliyor, yen ne zaman güçlense borsalar zayıflıyor.

Ancak şimdilerde küresel ekonomiden durgunluk sinyalleri gelmesi ve hisse senedi piyasasında yaşanan karmaşa ortamında son üç yıldır piyasayı yükselten kur beklentileri tehdit altında.

Önde gelen tüm ekonomilerde merkez bankalarının ihracat ile ekonomiyi desteklemek ve enflasyonu yükseltmek için kuru zayıflatmaya çalışması nedeniyle kur savaşının eşiğine gelmiş durumdayız. Kur savaşı uyarısı ilk kez Brezilya tarafından 2010 yılında yapılmıştı.

Manşetler Ukrayna anlaşmazlığına odaklanırken asıl savaş döviz piyasalarında patlamak üzere.

Hem Çin hem de Avrupa büyümeyi desteklemek amacıyla para birimlerini zayıflatmaya çalışıyor.

Çin'in attığı adımlar, şimdiden ABD Hazinesi'nin öfkesini çekti. Hazine, kısa zaman önce yayınladığı yarı yıllık döviz piyasası raporunda Çin'in yılın ilk döneminde daha önce benzeri görülmemiş gerilemenin ardından para biriminin değerini düşük tuttuğuna dikkat çekti.

Euro Bölgesi'nde enflasyon oranının kredi piyasasının durgun olduğu ortamda tehlikeli bir şekilde düşük seviyelere gerilediğini gören Avrupa Merkez Bankası (ECB) artık tahvil alımı yapmayı açıkça tartışıyor.

Alman basınında ECB analistlerinin tahvil alımı ile yapılacak canlandırmanın enflasyon ve büyüme üzerindeki etkileri hakkında bilgisayar simülasyonlarına başladığına dair haberlerin yayınlandığı 4 Nisan'da yaşananları hatırlayın. Borsalar tüm zamanların yüksek seviyelerinden geri çekilmeye başlamıştı. Euro, yen karşısında sert şekilde değer kaybetmişti.

Bu sert tepkinin nedeni neydi? Sebep, hedge fonlar ile diğer kurumsal traderların yen cinsinden carry trade işlemlerine akın etmesiydi. Euro Bölgesi'ndeki çevre ülkelerin tahvil faizlerinin eş değer ABD Hazine tahvillerinin faizlerinin altına neden gerilediğini hiç merak ettiniz mi ya da Yunanistan ile Portekiz'in kurtarma paketleri almalarından bu kadar kısa zaman sonra neden yeni tahvil ihracı yaptıklarını?

Sebep, traderların yalnızca sunulan tahvil faizlerini cazip bulmaları değil aynı zamanda temel para birimlerindeki görece hareketlerden kaynaklanan kazançlar.

Japonya'da 15 Nisan'da hükümetin 2012'den bu yana ilk defa ekonomiye dair değerlendirmelerini düşürdüğü haberlerinin yayınlanmasının Japon yenini zayıflatıcı daha çok canlandırma adımının yolda olduğuna dair umutları artırması ile borsalar değer kazanmıştı.

Yen cinsinden carry tradeler, Japonya Başbakanı Shinzo Abe'nin ülkede uzun yıllardır süren deflasyon kabusuna son vermek için son bir strateji olarak agresif şekilde yenin değerini düşürmek için göreve gelmesi nedeniyle de işe yaradı. Japonya Merkez Bankası da Başbakan ile uyumlu hareket ederek finans sistemine ucuz yen pompaladı.

Ancak Wall Street'in 'Abenomics' adını verdiği bu strateji, tüketicilerin zayıf kurun negatif sonuçlarından muzdarip olmaları nedeniyle özelliğini yitirmeye başladı. 1990'lardan bu yana ilk kez artırılan satış vergisi (yüzde 5'ten yüzde 8'e yükseltildi) de durumu iyiden iyiye kötüleştiriyor.

KDV'de yeni dönem 1 Mayıs'ta başlıyor

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in dün düzenlediği basın toplantısıyla açıkladığı yeni "Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in dün düzenlediği basın toplantısıyla açıkladığı yeni "Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Tebliğ, 1 Mayıs'ta yürürlüğe girecek.

Buna göre, KDV uygulamaları güncel koşullara uygun bir şekilde revize edilerek, basit ve anlaşılır tek bir tebliğ haline getirildi. Tebliğ ile mevzuattaki dağınıklığın giderilmesi, ihtilaf konusu alanların netleştirilmesi, iade süreçlerinin hızlandırılması ve haksız iadelerin önlenmesi amaçlanıyor.

Tebliğ ile 1985 yılından bu yana yayımlanmış tebliğler kaldırılarak tek bir tebliğe dönüştürüldü. Böylece mevzuattaki dağınıklığın önüne geçilmiş olacak. Mevzuatta ve uygulamada yaşanan aksaklıkların önüne geçmek için önemli düzenlemelere gidilecek. Yeni düzenleme ile İfadeler güncellendi, konular, verilen özelgeler de dikkate alınarak örneklerle daha açık ve anlaşılabilir hale getirildi.

İmal, inşa, tadil, bakım ve onarım uygulamalarını içeren istisna düzenlemelerinde proje uygulamasına geçildi. Mükellef önceden proje kapsamında hangi malların alınacağı listesini sunacak. Bu kapsamda yapılacak iade ve istisnalara çok daha kolay bir şekilde takip edilip, mükellef açısından kolaylık sağlanacak.

İstisna uygulamalarında genel husus ve esaslar açık bir şekilde ortaya konuldu. Tecil ve terkin uygulamasından yararlanacak imalatçıların kapsamı tarımsal üretimi de kapsayacak bir şeklide genişletildi. İlk defa tarımsal üretim yapanlar da tecil, terkin kapsamına alınmış oldu.

Yeni düzenleme ile halen uygulamada olan hızlandırılmış iade sisteminden yaralanma koşulları hafifletildi. Bu çerçevede, mükelleflerin bilanço büyüklükleri ile ilgili 4 kriterden 3'nü sağlamış olması yeterli sayılacak. Ayırca çalıştırılması gereken asgari işçi sayısı da 350'den 250'ye düşürüldü. Bu uygulama büyük hacimli mükelleflerin KDV iadelerini herhangi bir inceleme olmaksızın ve 5 iş günü içinde almalarına imkan sağlarken, tebliğ çalışmasıyla bu uygulamadan daha fazla mükellefin yararlanmasına imkan sağlanacak.

Daha önce sadece imalat ya da ihracat yapan mükelleflerin yararlanabildiği indirimli teminat uygulaması sistemi, KDV iadesi alan tüm mükelleflerin gerekli şartları sağlaması kaydıyla yararlanabileceği şekle dönüştürüldü.

- Yüzde 100 teminat yerine yüzde 4 veya 8 teminat yetebilecek -

İndirimli teminat uygulaması sistemiyle gerekli koşulları sağlayan mükellefler, KDV iadelerini yüzde 100 teminat yerine sadece yüzde 4 veya yüzde 8 teminat göstererek alabilecekler. Teminatlar düşürülerek, bu şartları sağlayan bütün mükellefler açısından vergi ve finansman yükünde önemli bir hafiflemeye gidilecek.

Tebliğ ile ayrıca, mal teslimlerine yönelik tevkifat uygulamalarından kaynaklanan mahsuben iade incelemesiz ve teminatsız iade alınabilmesine de imkan sağlandı.

Yeni düzenleme ile sahte belgeye dayalı KDV iadelerinin önlenmesi amacıyla özel esaslar uygulaması yeni baştan düzenlendi. Bu çalışmayla mevcut sistemde mükelleflerin mağduriyetine yol açan tüm uygulamalar tamamen değiştiriliyor. Özel esaslara alınma kriteri, belge ve işlemin gerçek mahiyetine bakarak belirlendi. Özel esaslara alınmadan önce mükelleflere, yaptıkları işlemin gerçekliğini gelir serbestisi içerisinde her türlü delil ile ispat etme imkanı sağlandı.

- Özel esaslar kapsamından çıkış için net kriterler geldi -

Özel esaslar kapsamından çıkış için net belirlemeler, kriterler ve koşullar getirildi.

Buna göre, özel esaslara alınma tarihinden itibaren aynı fiili, tebliğde belirlenen süreler içerisinde işlememek koşuluyla sahte belge düzenleme raporu olanlar 5 yıl, sahte belge düzenleme tespiti olanlar 4 yıl, sahte belge kullanma raporu olanlar 4 yıl, sahte belge kullanma tespiti olanlar 3 yıl süre geçtikten sonra müracaatlarına gerek kalmaksızın kapsamdan çıkarılacak.

Tebliğde, mevcutta özel esaslar kapsamında bulunan mükelleflerin de yararlanması için de geçiş hükümleri öngörüldü. Buna göre, ikinci veya daha alt mükelleflerden kaynaklanan sebeplerle özel esaslar kapsamında bulunan mükellefler, tebliğle getirilen süreleri doldurulan mükellefler ile beyanlarını düzelten veya işlemin gerçekliğini ispat eden mükellefler özel esaslar kapsamından çıkarılabilecek.

- İade taleplerine online takip -

Öte yandan, mükelleflerin KDV iade taleplerini daha hızlı ve şeffaf şekilde yerine getirmek üzere KDV İade Takip Sistemi, Mayıs ayında tüm Türkiye'de uygulamaya konulacak. Bu kapsamda mükelleflerin iade taleplerini online takip edecekleri yeni bir sistem, hayata geçmiş olacak.

Elektronik ortamda KDV Takip Sistemi sayesinde önemli kazanımlar elde edeceklerine işaret eden Şimşek, bu sistemle iade süreçlerinde yaşanan sorunları tespit ederek hızlı çözümler üreteceklerini, iadenin daha hızlı, şeffaf ve sağlıklı yapılmasını sağlayacaklarını ifade etti. Şimşek, "Zaten mükelleflerin bizden talebi de budur. Bizim de bu yönde hakikaten önemli adım atıyor olmamız, bu uygulama açısından çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.

Dev projelere Hazine garantisi mali disiplini tehlikeye atabilir.

Anadolu Ajansı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "tamamlanması için ne gerekiyorsa yapılacak" dediği dev projeleri hayata geçirmek için hafta sonunda kritik bir adım atıldı: 1 milyar liranın üzerindeki Yap-İşlet-Devret projelerine ve 500 milyon liranın üzerinde sağlık ve eğitim alanındaki yatırımlara Hazine garantisi getirildi. Uzmanlara göre büyüklüğü ve kapsamı itibariyle Cumhuriyet tarihinin en büyük garantisinin getirilmesi dev projelerin tamamlanmasına yardımcı olabilir ancak AKP hükümetlerinin en büyük başarısı olarak görülen mali disiplin tehlikeye giriyor.

İlgili habeler

  1. Türkiye mali disipline sarılıyor

  2. Büyüme beklentileri neden düşüyor

    19 Nisan tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ile Hazine, özel sektörün 1 milyar liranın üzerindeki projelerinde doğan yükümlülüklerinin kısmen ya da tamamen üstlenecek. Buna ilave olarak projelerdeki borçların da Hazine tarafından ödenmesi taahhüt ediliyor. Garantilerde sınır 3 milyar lira ile sınırlandırıldı.

The Wall Street Journal

Hazine Eski Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız'a göre 2001 öncesi dönemde dahi bu kapsamda bir garantinin olmadığını, borçların ödenmesinin taahhüt edilmesi ile özel sektörün borcunun artık kamu borcu olduğunu belirterek ekledi: "Tarihimizde ilk kez böyle bir uygulama geliyor. İlk kez özel sektörün borçları üstleniliyor. Bu 2001 öncesindeki görev zararlarından daha büyük bir sorundur. Uygulama Türkiye'de mali disiplinin bittiği anlamına gelir. Ayrıca bundan sonra kamunun üstlendiği bu yükümlülükleri bütçede izleyemeyeceğiz.".

Hazine Müsteşarlığı verilerine göre 2013 itibariyle Hazine garantisi ile sağlanan kredilerin büyüklüğü 2,5 milyar lira düzeyinde bulunuyor. Bu krediyi alanların hepsi kamuya ait kuruluşlardan oluşuyor. 1995-1999 yılları arasında Yap-İşlet-Devret projelerine yaklaşık 8 milyar dolarlık garanti vermişti. 2001 krizi sonrasında Hazine garantilerine her yıl belli bir sınır getiriliyor. 2014 için bu rakam 3 milyar dolar olarak belirlenmişti.

Hazine'den sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın basın danışmanı Halit Ertuğrul ve Hazine Müsteşarlığı'na ilk etapta ulaşılamadı.

Hazine garantisi verilmesi, son yıllarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük önem verdiği projelerin hayata geçirilmesi yönünde atılmış bir adım olarak görülüyor. Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Köprü, Kanal İstanbul, İzmir-İstanbul otoyolu ve köprü geçişi gibi dev projelerin bir bölümü halen yapım aşamasındayken bir bölümüne henüz başlanmadı.

Akbank'ın bir araştırmasına göre mevcut projeler için 53 milyar dolar finansmana ihtiyaç duyuluyor. 2023'e kadar hayata geçirilmesi planlanan projeler için ise 300 milyar dolar finansman ihtiyacı olacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca, özel sektörün yaptığı ve belli süre ile kamuya kiraladığı 500 milyon lira üzerindeki şehir hastaneleri projeleri de son değişikliklerden faydalanabilecek.

TURKCELL’DE ÜST KADRO İSTİFASI

Turkcell yönetimine giren eski AKP vekillerinin müdahaleci davranışları, Turkcell’in üç Genel Müdür yardımcısını istifa noktasına getirdi. Geçtiğimiz hafta bilançosunu açıklayan Şirketteki bu istifalar piyasada bomba etkisi yarattı.

Bu arada;

New York 2. Temyiz Mahkemesi, Çukurova Holding'in ABD'deki malvarlıklarının dondurulması kararını bozdu

Mahkeme, İsviçre Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin hükme bağladığı Çukurova Holding'in Turkcell TCELL.IS +2.61% 'in satışıyla ilgili İsveç telekom operatörüTeliaSonera TLSN.SK +0.09% 'ya 932 milyon dolarlık tazminatın ABD'deki malvarlıklarının dondurulması yoluyla ödenmesi kararını bozdu.

Yabancı yatırımlarla ilgili anlaşmazlıklara bakan Cenevre merkezli İsviçre Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Turkcell'in 2005 yılında TeliaSonera'ya satışı sonrası hisse devrinin yapılmaması üzerine başlayan süreçte Çukurova Holding'in İsveç firmasına 932 milyon dolar tazminat ödemesini hükme bağlamıştı.

İsviçre Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin verdiği karara dayanarak alacaklarını tahsil etmeye çalışan TeliaSonera'nın başvurusu üzerine geçen yıl, alt mahkeme konumundaki ABD Yerel Mahkemesi, tahkim makamının tayin ettiği tazminat ödeninceye kadar Çukurova Holding'in malvarlığını dondurma kararı almıştı. New York 2. Temyiz Mahkemesi, Teliasonera'nın talebini Çukurova Holding'in ABD'de kayda değer bir mal varlığının bulunmaması gerekçesiyle alt mahkemenin kararını bozarak reddetti.

 Parallel temizliği; SPK’da büyük temizlik

Sermaye Piyasası Kurulu’nda dört başkan yardımcısından üçü ve 12 daire başkanından onbir tanesi görevden alındılar. Başkan bu durumu kadro gençleştirme olarak tanımladı.

Parallel temizliği olarak algılanan temizliğin devletin diğer kurumlarında da yakında gerçekleştirileceği belirtildi.

AVRUPA DOSYASI

UKRAYNA KAYNAMAYA DEVAM EDİYOR

Ukrayna ordusu Slavyanska girdi

Ukrayna ordusu ülkenin doğusunda çıkan ayaklanmalara karşı başlattığı askeri operasyonda Slavyansk şehrine girdi.

Tank ve piyadelerle Slavyansk şehrine giriş yapan Ukrayna ordusuna Rus yanlısı güçlerin ateş açtığı ve çatışmaların yaşandığı bildirdi. Çatışmaların Slavyansk şehirinin dışında yoğunlaştığı belirtildi. Güvenlik güçleri, Slavyansk şehir sınırında çatışmanın devam ettiğini ve şu ana kadar 5 kişinin öldüğünü ifade ettiler.

S&P Rusyanın notunu düşürdü. Rusya .50 baz puan faiz artırımına gitti

S&P son değerlendirmesinde sıkıntılı günler yaşayan ve fon çıkışı yaşayan Rusya’nın notunu BBB’ye indirdi. Bunun üzerine rublede değer kaybı yaşayan Rus Merkez Bankası borç verme faizini .50 baz puan attırarak 7.50’ye çıkardı.

Piyasalar rublenın hala baskı altında olduğunu belirterek, şartlar değişmez ise yeni faiz artışları gelebilir diyorlar.

PİYASALAR

Borsa

Son günlerde düşme trendine giren BIST İSTANBUL haftayı 70binlerde kapattı. Son Ukrayna gelişmeleri borsayı menfi etkilerken, Merkez’in faizi sabit tutması ile değer kaybeden banka hisseleri öncülüğünde düşüş yaşandı. Bilanço karları açıklanmaya başlandı. Bu hafta temettü ağırlıklı hisse alımları görebiliriz. Ancak satılta gelebilir. Alt direnç noktası 69bin olurken 71binlerde de dolaşabilir. Normal giden bir haftada 71-74 aralığında hareket bekleyebiliriz.

Faiz

Merkez faize dokunmadı. İnme bekleyenler ummduklarını bulamadılar. Gerek enflasyon durumu gerekse reel faiz farkı düşünülürse faizin bir müddet daha buralarda dolaşması lazım.

Ancak ECB varlık alımına başlar ve rahatlık yaratırsa, Haziran’dan itibaren faiz indirimi sözkonusu olabilir.

Döviz

Dünyada tekrar kur savaşları başlayacak gibi bir hava var.

Add new comment

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.

Facebook comments